banner21

30.05.2016, 14:20

Bor’daki Arşivde Çöpe Gitti

Belgeleri çöpe göndermek doksan yıl içinde yeni değildir. Cumhuriyetin ilk yıllarından bu yana var olagelmiş bir illet (hastalık)tır. 
Dünyada, arşivcilikte tek örnek olan Osmanlı Devleti arşivciliğe o kadar önem vermiş ki ne kadar belge ve bilgi varsa kayıt altına almıştır. Dünyada emsali olmayan kağıt ve evrak 1930'lardan sonra BİR FAZLALIK OLARAK görülmüştür. 
Bir fıkra anlatırlar. Kadının alim irfan sahibi ilk kocası ölünce yeniden evlenir. Genç koca hovardadır, gösterişlidir. Kadının hoşuna gider. Eski kocaya ait ne kadar kıymetli eşya varsa çöpe yığar. 
ARŞİV KATLİAMI DENİNCE hatıra ilk gelen 1931 yılında gereksiz görülüp satılan bir milyonla dört milyon arasındaki belgeler okkası (1280 gr.) üç kuruşa Bulgaristan'a satılmıştır. İsyan edenler oldu, lâkin Bulgaristan cüzi bir miktarın dışında geri vermedi. Araştırma yapan hocalarımızın Bulgaristan'a gidiş sebepleri işte budur. 
Bir olayda 2011 yılında gerçekleşir. İyi korunsun diye Milli Kütüphaneye teslim edilen kitap ve belgelerin Milli kütüphane yöneticileri tarafından ‘Hurdasan’a kilosu 15 kuruştan satılmıştır. Neticede bu eserler sahafların ve akademisyenlerin eline geçer. Olay 2013 yılında ortaya çıkar. Sahafın üzerinde “Milli Kütüphane” damgalı eserin bir akademisyene bin liraya satılmasıyla ortaya çıkar. Kültür ve Turizm Bakanlığı kendi eserini satın aldığının farkına varmasıyla ortaya çıkar ve soruşturma açar. 
Yıldız Sarayı yangınıyla arşivin çoğu kül oldu. Bu yangının çıkış sebebini tarihçilerimiz çok iyi bilirler. 
Bir arşiv yağmasını da severek okuduğum, yazılarını takip ettiğim Sayın Murat Bardakçı Hoca ortaya çıkarttı. Ocak 2016'da ard arda yazdığı makalelerle gündeme getirdi. En kıymetli arşiv bilgilerini çöpe atanlar, Necip Fazıl rahmetlinin ifadesiyle “Bir kızarmadık yüz, bir yaşarmaz göz” ifadesiyle kendilerini savundular. Pes doğrusu. 
1983'de İlçe Milli Eğitim Müdürü olduğum dönem de Bor Kaymakamı Ertan Yüksel’di. Eski Hükümet konağının altı depoydu. Ağzına kadar kitap, yarısı Osmanlıca tutulan kayıt defterleri bir kamyona doldurularak İzmit Seka kağıt fabrikasına gönderildi. Gönderilmeden, uzman bir heyetle incelenerek tarihi değeri olanlar seçilebilirdi. Depo temizlendi ya... 
Aklı evvellerde elinize sağlık dediler. 
Bu kadar basit.
Yorumlar (0)
Günün Anketi Tümü
Yayın politikamızdan memnun musunuz?
Yayın politikamızdan memnun musunuz?