banner21

19.04.2017, 12:07

LİYAKAT MI, EHLİYET Mİ?

Liyakat bu günlerde televizyonlarda ve basında en çok kullanılan, en çok konuşulan ve yorum yapılan bir kelime oldu.

Zannedersiniz ki hiç bilinmeyen bir kelimeyken, cuk diye gündeme oturdu. Oysa 1400 sene evvel Kuran-ı Kerim ve hadislerde bahsi geçen bir kelimedir.

Liyakat: Kelime olarak laik olma, uygun bulunma, insandaki iş yapma hüneri, muktedir (iktidar) ehliyet sahibi olma manalarına gelir. İlimde ise, bir insanın yaptığı işte, çalıştığı yerde işinin ehli olması. Neyi ne şekilde nasıl yapacağını bilmesi yaptığı işe muktedir olması şeklinde tarif edilir. Halk arasında 'O işin erbabı' diye kullanılır. Bu konu ile ilgili ayet ve hadisler vardır. Nisa suresi 58. Ayette der ki: "Allah size mutlaka emanetleri ehli olanlara vermenizi, insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder."

Hadis-i Şerifte ise: "Herkes her işi yapamaz. Ancak o işi yapan insan bulunur, emanetleri ehline veriniz." buyrulmaktadır. Biz işimize geldiği için hep son cümleyi kullanırız. Mesala kendisi bir yere gelememişse, 'Emanetler ehlinde değil' derler. Oysa o işe kendinin layık olup olmadığını bilmez.

Liyakatın, ehliyetin bu günlerde gündeme gelmesi biraz manidardır. "Bundan sonra emaneti ehline vereceğiz" denilmek istenmektedir. Bu da şunu gösteriyor ki, bu güne kadar emanet (ehliyeti) tutanlar o işin ehli olmayan kişilerdir. Bundan sonra liyakat aranacak denilmektedir. Bu mümkün müdür bunu zaman gösterecek. Siyasette, halkın desteği ile bir yere gelecekler kendine destek veren halka her zaman diyet borcu olacaktır. Halkın sırtından bir yere gelenlerle, bir yere getirilenler olduğu müddetçe ne liyakat kalır, ne de ehliyet. Bu döngü dünde böyle devam ediyordu, bugünde devam edecektir. Örnek mi, İngiltere'de Türk büyükelçiliğine bir genç tayin edilir. Büyük elçilik tarafından gence basında çıkan İngiltereyle ilgili haberleri takip etmesi görevi verilir. Gençte, İngiltere'deki çıkan gazetelerde ne kadar Turkey ile ilgili haber varsa keser yetkililere verir. Meğer kestiği haberler hindi reklamıymış. İngiltere'de hindiye Turkey deniliyor.

Dışişleri bakanlığı yaptığı araştırmada büyükelçilerde çalışan elemanların yabancı dil bilmediğini görünce, yeni alınacak elemanlar için imtihan mecburiyeti getirir. Siyasetin hakim olduğu yerde liyakattan bahsetmek abesle işdigaldir. (Boş yere uğraşmaktır.)

Örnek mi? Mesleki yetersizlik ve bir suçtan açığa alınan bir öğretmen seçime katılan siyasinin kuyruğu olmuştu. Siyasetçi seçimi kazanınca o hem göreve döndü, hemde bakanlık müfettişi oldu. Mutlaka sizinde bu konuda ilave edeceğiniz hatıralarınız olacaktır. 

Yorumlar (0)
Günün Anketi Tümü
Yayın politikamızdan memnun musunuz?
Yayın politikamızdan memnun musunuz?