Aile Sağlığı Merkezlerinde Test Dönemi Başlayabilir

Türkiye'de koronavirüs semptomları taşıdığından şüphelenen hastaların ilk başvurduğu adres genelde aile sağlık merkezleri oluyor. Hastaların öksürük, nefes darlığı, boğaz ağrısı ve ateş gibi şikayetlerini değerlendiren aile hekimleri, şüpheli vakaları test için hastanelere yönlendiriyor. Türkiye'deki test sayısının her geçen gün arttığına dikkat çeken uzmanlar, vakaların çok görüldüğü il ve ilçelerdeki bazı Aile Sağlığı Merkezlerinin (ASM) de bu sürece dahil edilmesi gerektiğini belirtiyor.

SAĞLIK 14.04.2020, 15:45 14.04.2020, 15:46
Aile Sağlığı Merkezlerinde Test Dönemi Başlayabilir
Türkiye'de koronavirüs semptomları taşıdığından şüphelenen hastaların ilk başvurduğu adres genelde aile sağlık merkezleri oluyor. Hastaların öksürük, nefes darlığı, boğaz ağrısı ve ateş gibi şikayetlerini değerlendiren aile hekimleri, şüpheli vakaları test için hastanelere yönlendiriyor. Türkiye'deki test sayısının her geçen gün arttığına dikkat çeken uzmanlar, vakaların çok görüldüğü il ve ilçelerdeki bazı Aile Sağlığı Merkezlerinin (ASM) de bu sürece dahil edilmesi gerektiğini belirtiyor.
Koronavirüs salgını ile mücadelesini çok boyutlu alanlarda sürdüren Türkiye, bugüne kadar 410 binden fazla test gerçekleştirdi.
Uzmanlar, koronavirüs salgınının önlenmesi için atılması gereken en temel adımlardan birinin test sayısını arttırmak olduğunu uzun süredir vurguluyor.
Bilindiği üzere, koronavirüs semptomlarının birini dahi gösteren hastalara test yapılmaya başlandı. Hastaların test sürecine dahil olması için atması gereken bazı adımlar bulunuyor.
HASTALAR İLK ÖNCE 184'E BAŞVURUYOR
Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu'nun hazırladığı rehbere göre, koronavirüs bulaştığından şüphelenen hastaların öncelikle ALO 184 hattını araması gerekiyor ve hastalardan genelde aile sağlığı merkezine gitmeleri isteniyor.
AİLE HEKİMLERİ SEMPTOMLARI DEĞERLENDİRİYOR
Hastaların öksürük, nefes darlığı, boğaz ağrısı ve ateş gibi şikayetlerini değerlendiren aile hekimleri, şüpheli vakaları test için hastanelere yönlendiriyor.
"ASM'LER DAHA MERKEZİ BİR ROL ÜSTLENMELİ"
Konuyla ilgili yenisafak.com'a değerlendirmelerde bulunan İstanbul Aile Hekimliği Derneği Genel Sekreteri Hamza Özdemir, koronavirüs ile mücadelede ilk basamak olan aile sağlığı merkezlerinin daha merkezi bir rol üstlenmesi gerektiğini belirtiyor.
VAKALARIN YOĞUN OLDUĞU İLLERDE TEST YAPILMALI
Türkiye'deki test sayısının her geçen gün arttığına dikkat çeken Özdemir, "Aile sağlığı merkezleri sürece dahil edilmeli. Vakaların çok olduğu İstanbul'un bir ilçesinde 3-4 aile sağlık merkezine test konursa, toplum bazlı vakaları ortaya çıkarma adına adımlar atabiliriz" diye konuştu.
BUZDAĞININ GÖRÜNMEYEN KISMI ÖNEMLİ
Toplumda koronavirüs taşıyan ve bulaştıran insanların olduğuna dikkat çeken Özdemir, "Bunlara karşı önlemlerin alınması gerekir. Şu anda sadece buz dağının üstü ve görünen kısmı ile savaş veriliyor" dedi.
KORONAVİRÜS TEDAVİ SÜRECİ NASIL İŞLİYOR?
Türkiye'de koronavirüs vaka sayısı 60 bini aşarken, test sonuçları pozitif çıkan hastaların büyük bölümü tedavi sürecini evlerinde geçiriyor. Risk faktörü taşımayan bu hastaların evdeki tedavi süreçleri ile ilgili bilgi veren Sağlık Bakanlığı yetkilileri, "Aile hekimleri tarafından test sonucu pozitif çıkan hastalar her gün aranarak semptom sorgulaması yapılıyor. Evde izolasyonu takip edilen kişiler, il ve ilçe sağlık müdürlüğünün koordinasyonunda sağlanan ilaçları kullanıyor" bilgisini paylaşmıştı.
HASTALARIN EVDE UYMASI GEREKEN KURALLAR
- Hastaya ait tıbbi bilgiler aile hekimi ile eksiksiz paylaşılmalı.
- Eve ziyaretçi kabul etmemeli
- Başka kişi/kişiler ile aynı ortamı paylaşmak zorunda kaldığı zaman tıbbi maske takmalı.
- Ev halkına bulaş riskini önlemek için evde takipli hastalar mümkünse diğer kişilerden farklı bir odada, mümkün değil ise iyi havalanan bir odada oturmalı, diğer kişilerden en az 1 metre uzakta olmalı ve tıbbi maske takmalıdır.
- 65 yaş ve risk faktörü olan bireyler mümkünse aynı evde bulunmamalı ya da temas riski en aza indirilmelidir.
- Hastanın ev içindeki hareketi olabildiğince sınırlı olmalı.
- Hasta, varsa ayrı tuvalet ve banyo kullanmalıdır. Ortak tuvalet, banyo kullanılıyorsa bu alanlar iyi havalandırılmalıdır. Banyo ve tuvaletler günde en az bir kez sulandırılmış çamaşır suyuyla temizlenmelidir.
- Hastaya ve yakınlarına solunum hijyeni konusunda eğitim verilmeli. Öksürme veya hapşırma sırasında bir mendille ağzını kapatmalı, kullanılmış mendiller ağzı kapalı ve delik olmayan naylon poşetlere konularak ağzı kapatılarak, ikinci bir naylon poşet içerisinde atılmalı, ellerini sık yıkamalı.
- Hasta, kişisel eşyalarını başkaları ile paylaşmamalı, ev halkının bardak, tabak, havlu gibi eşyalarını kullanmamalı; eğer kullanması gerekirse bu eşyalar su ve sabunla yıkanmalıdır. Vakanın kullandığı kıyafetler, havlu, çarşaf gibi tekstil ürünleri 60-90°C’de çamaşır deterjanı ile yıkanmalı.
- Hasta odasının temizliği esnasında eldiven ve tıbbi maske kullanılmalıdır. Solunum yolu sekresyonları veya vücut çıkartıları ile kontamine olması durumunda tüm yüzeylerin 1:100 normal sulandırma ile hazırlanmış çamaşır suyuyla temizlenmesi, belirgin şekilde kirlenme olduğunda 1:10 normal sulandırma ile hazırlanmış çamaşır suyuyla kullanılmalı.
- Tüm ev sakinleri kendi sağlık durumlarını takip etmeli ve herhangi bir belirti ortaya çıkması durumunda sağlık kurumuna başvurmalı.
- Hastanın genel durumu bozulduğunda 112 aranarak tıbbi yardım istenmeli ve hastanın durumu hakkında sağlık kuruluşuna bilgi verilmeli.
- Hastanın nakli gerekli ise nakil sırasında mutlaka tıbbi maske takmaları sağlanmalı. Yeni Şafak

Kaynak: Borunsesi.com | İlçemizin Gerçek Sesi
Yorumlar (0)