banner21

KILIÇDAROĞLU GRUP TOPLANTISINI NİĞDE’DE YAPTI

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Niğde Kültür Merkezi'nde düzenlenen CHP Grup toplantısında yaptığı konuşmada şunları söyledi:

SİYASET 23.08.2022, 20:54
KILIÇDAROĞLU GRUP TOPLANTISINI NİĞDE’DE YAPTI

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Her şeyi dışarıdan getiriyoruz. Tarımı stratejik sektör olmaktan çıkardıkları için Türkiye tarımda dışa bağımlı ülkelerden birisi haline geldi. Mercimek, et, hayvan, nohut, yem, saman dışarıdan. Türkiye’nin buradan çıkması lazım. Bunlar çıkaramazlar. Çünkü bunlar alın terinden, üretenden yana değiller. Bunlar beşli çeteden yanalar. Kaynakların tamamını beşli çeteye veriyorlar. Bay Kemal ne yapacak? Beşli çetelerden tamamını alacağım, bu ülkeye, bu millete vereceğim. Göreceksiniz" dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Niğde Kültür Merkezi'nde düzenlenen CHP Grup toplantısında yaptığı konuşmada şunları söyledi:

“NİĞDE’NİN DAHA GÜZEL SALONA İHTİYACI VAR”

Efendim salonumuz dar. Aslında Niğde için çok daha güzel, görkemli, atmosferi iyi olan güzel bir salona ihtiyaç var. İnşallah o bize nasip olur ve buraya güzel bir salon yaparız.

Bir kenti kent yapan, o kentte, o ilde, o ilçede yaşayanların ortak alanlarını büyütmektir. Parklar bunlardan birisidir, toplantı salonları bunlardan birisidir. Dolayısıyla toplantı salonları sadece siyaset için değil, toplantı salonları aynı zamanda düşünürlerin, yazarların, çizerlerin gelip konuştuğu, çiftçilerin, emeklilerin, işçilerin gelip konuştuğu, haklarını talep ettikleri mekanlardır aynı zamanda. Dolayısıyla toplantı salonları bizim hayatımızda önemlidir. Burada küçük bir salonda çok kalabalık bir ortamdayız. O nedenle olabildiğince kısa ve öz konuşmaya çalışacağım. Bu nedenle beni anlayışla karşılayacağınıza inanıyorum.

“NİĞDE BİR TARIM KENTİDİR”

Niğde, Özgür Başkanımız konuşmasını açarken Niğde'nin ne kadar önemli olduğunu, tarım açısından ne kadar önemli olduğunu ifade etti. Evet, doğrudur. Bakıldığı zaman, Niğde'nin tarımına bakıldığı zaman kuru fasulye üretiminde Niğde 1'inci sırada, patates üretiminde 2'nci sırada, elma üretiminde 2'nci sırada, lahana üretiminde 2'nci sırada, kiraz üretiminde 10'uncu sırada, domates üretiminde 13'üncü sırada. Dolayısıyla Niğde tarım açısından son derece değerli ve önemli bir kentimiz. Ama bugüne kadar Niğdelilere siyaset kurumunun, yani yönetenlerin, yani devleti yönetenlerin, yani iktidarda olanların verdikleri sözleri tutmadığını da biliyoruz.

“NİĞDE’YE VERİLEN SÖZLER TUTULMADI”

Örneğin dediler ki, "Niğde'ye havaalanı yapacağız." Kaç yıldır? 20 yıldır söylüyorlar, tek çivi bile çakılmadı. Dediler ki, "lojistik yükleme merkezi yapacağız; Anadolu'nun kalbidir burası, burada bunu yapacağız." Ne zaman dediler? 20 yıldır söylediler, yapmadılar. "Yüksek Hızlı Tren buradan geçecek" dediler, her seçimde vaatte bulundular ve aradan geçtiği 20 yıl, bu da yapılmadı. Efendim, "enerji ihtisas alanı olacak burası" dediler, bu da olmadı. "Teknoloji üssü" dediler, bu da olmadı. "10 bin kişilik stat yapacağız "dediler, sayıyı 10 binden 7 bine düşürdüler, stadın da çivisi dahi çıkıp çakılmadı. Siz önce doğru dürüst Niğde'ye yakışan bir konferans salonu yapın, 1000 kişilik, 1500 kişilik konferans salonu yapın.

Bir şey daha ifade edeyim: Bunların tamamını biz biliyoruz. Bunların tamamını Allah nasip ederse iktidar olduğumuzda göreceksiniz, Niğde'ye de neler yapılıyor, Kayseri'ye de neler yapıyor, Nevşehir'e de neler yapılıyor. Anadolu'nun içini boşalttılar, her şeyi büyük metropollere taşıdılar. Buradaki fakir fukara, üniversiteyi bitiren gencecik pırlanta gibi evlatlarımız büyük şehirlerin varoşlarında iş arıyorlar "acaba iş bulabilir miyiz" diye. Burada fabrika yapılamaz mı? Yapılabilir, doğru. Hızlı tren gelemez mi? Gelebilir. Bakın burası Mersin'e çok yakın. Eğer güçlü bir demiryolu ağı olursa, buradaki fabrikadan oraya ürünleri taşıyabilirsiniz, dünyanın her tarafına ihracat yapabilirsiniz. Bunların tamamını ama tamamını ve çok daha güzel şeyleri inşallah biz yapacağız, göreceksiniz.

Dolayısıyla bölge için tarım önemli, tarım da Türkiye için önemli; sadece kendi ülkemiz için değil, aynı zamanda Ortadoğu ve bütün komşularımız için de önemli. Buranın, yani Türkiye'nin tarımda bir üretim üssü haline gelmesi lazım. Şu anda tarımın stratejik sektör olduğunu henüz kavramış değiller. Bütün dünya tarımın stratejik sektör olduğunu biliyor. Çünkü her birimiz yemek yemek zorundayız, beslenmek zorundayız yaşımız ne olursa olsun. O zaman tarım stratejik sektördür. Çiftçi üretmezse, hepimiz aç kalırız.

“NİĞDE’DE DAHA FAZLA ÖMER FETHİ GÜRER OLMASINI İSTİYORUZ”

Sizin çalışkan bir milletvekiliniz var, Ömer Fethi Gürer. Evet, Ömer Fethi Gürer'in fotoğrafını lüks otellerde göremezsiniz, plajlarda göremezsiniz, eğlence merkezlerinde göremezsiniz. Ömer Fethi Gürer'in fotoğrafını tarlada görürsünüz, esnafın yanında görürsünüz. Doğru mu? Doğru. Şimdi bize bir tane Ömer Fethi Gürer yetmiyor. Çünkü Ömer Fethi Gürer'i aynı zamanda Türkiye'nin başka illerine de gönderiyoruz. Sizden, Niğde'den daha fazla Ömer Fethi Gürer istiyoruz. Sayıyı artırın, daha fazla milletvekili istiyoruz. Ömer Fethi Gürer gibi çalışan daha fazla milletvekili olması demek, parlamentoda güçlü olmamız demektir, çiftçinin sesi daha çok çıkacak demektir. Kadınların mağduriyetleri var, onların giderilmesi gerekir demektir.

“CHP’NİN KIRMIZI ÇİZGİSİ VATAN VE BAYRAKTIR”

Niğdeli kardeşlerime şunu da söyleyeyim; Cumhuriyet Halk Partisi'nin devlet yönetiminde iki kırmızıçizgisi vardır: Vatan ve bayrak. Vatanıyla ve bayrağıyla sorunu olmayan herkesin başımızın üstünde yeri vardır. Gayet açık, gayet net.

Bir şey söyleyeyim: Buranın, yani Orta Anadolu'nun, Türkiye'nin, hepimizin güçlü bir milliyetçi damarı var, bunu da biliyorum. Çünkü hepimiz vatanımızı ve bayrağımızı seviyoruz. Vatanımız ve bayrağımız için yapmayacağımız hiçbir şey yoktur. İkisi, iki değer bizim bir anlamda hepimizin ortak değeridir. Dış politika bu ortak değer üzerine inşa edilir. Dış politika şahsileştirilmez. Dış politikada iktidar-muhalefet olmaz. Dış politikanın milli olması lazım, çünkü Türkiye'yi ilgilendiriyor. Şimdi geldiğimiz noktada dış politika milli değil, dış politika şahsi hale getirildi. Bakın Osmanlı'yı alın, arşivi vardır değil mi? Padişahın ne yaptığını, ne konuştuğunu o gün yazar ve Osmanlı'nın arşivine koyar. Bugün o arşivleri tarihçiler okuyorlar, hangi padişah hangi gün neler yaptı, kiminle neleri konuştuğunu öğrenebiliyoruz. Bizim devletimizin geleneğinde de, diğer devletlerin geleneğinde de devletten bir yetkili bir yabancıyla konuştuğunda mutlaka onun tutanağı tutulur ve devletin arşivine konur. Böylece devlette daimîlik vardır, devamlılık vardır; yeni gelen iktidar, daha önceki iktidarlar neleri görüştüler onlara bakarlar ve ona göre politika geliştirirler.

Kaynak: Borunsesi.com | İlçemizin Gerçek Sesi
Yorumlar (0)